Muhsin Yazıcıoğlu , Sultan Muhammed Raşid Hz lerinden Naklediyor:DÜNYA RÜTBELERİ NEDİR Kİ…

Muhsin Yazıcıoğlu , Sultan Muhammed Raşid Hz lerinden Naklediyor:DÜNYA RÜTBELERİ NEDİR Kİ…
(Seydâ Muhammed Raşid El-Hüseynî k.s)
Buyurdular ki:
”Bir zatın iki tane oğlu varmış. Kendisi vefat ederken bunlara üç küp altın bırakmış.
Çocuklarına ”Bu küp altınların birer tanesi sizin. Üçüncüsü de dünyanın en ahmak adamının” diye vasiyet etmiş.
Babalarının vefatından sonra bu iki kardeş çok yer dolaşmışlar.
Kimi bulsalar bundan daha ahmağı çıkar düşüncesiyle dolaşıp durmuşlar.


Çünkü dünyanın en ahmağını arıyorlar.
Küçük kardeş bir şehirden geçerken bakıyor ki, bir zatın sakalının bir tarafını yülümüşler, bir tarafı duruyor. (Hatta o, sakalın bir tarafını yülümüşler sözünü söylerken mübarek biraz düşündüler. Tıraş kelimesi sonra aklına geldi, ondan dolayı gülmüştü…) O adamı ayrıca merkebe ters bindirmişler. Kuyruğunu da eline vermişler. Boynuna tezek takmışlar, etrafına çıngıraklar asmışlar. Ve kendisini def, davul çalarak, halkın arasında dolaştırarak rezil rüsva etmişler.
O zaman bu küçük kardeş oradaki insanlara sormuş; ” Bu adamın ne suçu vardı da bu kadar eziyet ediyorsunuz?”
Cevaben; “herhangi bir suçu yok” demişler. “Bir suçu olduğundan dolayı değil bizim burada adet olduğu için yapıyoruz.”
Küçük kardeş “nedir âdetiniz?” demiş. Cevaben; “Bu adam buranın valisi idi. Belli bir süre valilik yapar sonra süresi dolduğu zaman bunu tahtından indiririz. Halkın arasında böyle dolaştırırız. Öbürünü de Törenle tahtına oturturuz” dediler.
Bunun üzerine küçük kardeş; “Peki şimdi tahtına törenle oturttuğunuz süresi bittikten sonra aynı bunun gibi halkın arasında dolaştırılacak mı?” diye sormuş.
Onlar da “evet” demişler.
Küçük kardeş hemen eve gidip babasının vasiyet edip verdiği bir küp altını alıp gelmiş. Getirip valinin önüne koymuş.
Valiye, “Bu küp altın babamın vasiyeti üzerine sizin şahsınıza aittir. Yani devlete ait değil. Siz kendi şahsınıza kullanacaksınız. ”
Vali, “Ama ben sizin babanızı tanımıyorum” demiş.
küçük kardeş; “Evet, babam da sizi tanımazdı. Zaten bize vasiyet etti ki, dünyanın en ahmağını bul ona ver diye.”
Vali hiddetle oturduğu koltuğundan kalkmış ve demiş ki, “Ben koca bir valiyim. Nasıl olur da dünyanın en ahmağı olurum.”
Küçük kardeş, “Sizin bir sene sonranızı görüyorum. Bu valilik dönemi bittikten sonra size şöyle şöyle yapmayacaklar mı? Sen kendin de böyle olacağını biliyorsun. Bunu bile bile buraya oturmak ahmaklık değil mi?” demiş.

Bu hikâyeyi anlattıktan sonra elime omzuma vurdu. Dedi ki:
”Manevi rütbelere talip ol. Yoksa insanlar alkışlarlar sonra da taşlarlar. İnsanlara güvenme, önemli olan manevi rütbelere talip olmaktır…”

Son

” Henüz Hazinelerimizin Kapısını Çalan Olmadı. ”

Sultan Seyyid Muhammed Raşid EROL Hazretleri (Kuddise Sırruhu)

Yazar: nasihatler.org

paylaş

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>